2026 yılının Ekim ayında Bakü ile Ankara arasında tırmanan gerginlik, Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler'deki (BM) konuşması sırasında Azerbaycan'ın salondan çıkmaması ve okullarda başörtüsü meselesi ile başladı.

Katar'ın 2018'de Türkiye'ye verdiği destek, sadece parasal miktarı açısından değil, yarattığı siyasi sembolizm açısından da önemliydi: Doha, Ankara'nın mali dayanaklarından biri haline geldi.

2022'deki "takas değil, depozito" yaklaşımı ile 2026'da hükümet yanlısı medyadaki söylem arasında bir çizgi çekilebilir: Bakü, Türkiye ile stratejik ilişkisini sürdürmek istiyor, ancak bu ilişkinin mali bir taahhüde dönüşmesini pek istemiyor gibi görünüyor.

Dolayısıyla mesele sadece "Azerbaycan'ın Türkiye'nin bankası olmak istememesi" değil; aynı zamanda Bakü'nün "tek millet, iki devlet" ilişkisinde kimin kime ne borçlu olduğu algısını değiştirmeye çalışıp çalışmadığı sorusunu da gündeme getiriyor.

Havadis | Ankara | Bakü'nün kurtuluşundan Karabağ zaferine: Ankara'da asırlık kardeşlik nişanesi Bakü'nün kurtuluşundan Karabağ zaferine: Ankara'da asırlık kardeşlik nişanesi Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 1918 yılında Kafkas İslam Ordusu'nun Bakü'yü kurtarmak için verdiği mücadelenin, bugün Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz stratejik ortaklığın temelini oluşturduğunu vurguladı.

Kaynak: BBC, Egundem, X, Havadis, Yeniankara, Tum1haber