İnmenin beyne kan taşıyan damarların aniden tıkanması veya bir damarın yırtılarak kanaması sonucunda beyin dokusunun hasar görmesiyle ortaya çıktığını aktaran Giray, damar tıkanıklığına bağlı inmelerde beyin dokusuna kan ve oksijen ulaşamadığını, beyin kanamalarında ise damar dışına çıkan kanın beyin dokusuna zarar verebildiğini söyledi.

Giray, inmenin dünya genelinde ölüm ve kalıcı engelliliğin önemli nedenlerinden biri olduğunu, Türkiye'de de ciddi bir halk sağlığı yükü oluşturduğunu dile getirdi.

İnmenin öneminin yalnızca ölüm oranları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Giray, "İnme geçiren bir kişi yaşamını sürdürse bile kolunu veya bacağını eskisi gibi kullanamayabilir, konuşma ve yutma güçlüğü yaşayabilir, bağımsız hareket etme becerisini kaybedebilir.

Giray, inmenin hastanın yanı sıra ailesini, bakım verenleri ve toplumu da etkilediğini aktararak, "Temel hedefimiz, inmenin oluşmasını önlemek, geliştiğinde ise hastayı mümkün olan en kısa sürede tedaviye ulaştırarak beyin hasarını ve kalıcı engellilik riskini azaltmaktır." ifadesini kullandı.

İnme riskinin yaşla birlikte arttığını ancak hastalığın yalnızca ileri yaşlarda görülmediğini, genç erişkinlerde hatta daha erken yaşlarda da inme vakalarının görülebildiğine dikkati çeken Giray, gençlerde inmenin nedenleri arasında kalp ritim bozuklukları, bazı kalp hastalıkları, damar duvarı yırtılmaları, pıhtılaşma bozuklukları ile bazı genetik veya yapısal durumların bulunabildiğini anlattı.

İnmenin en önemli özelliklerinden birinin belirtilerin çoğunlukla aniden ortaya çıkması olduğunu, gençlerde gelişen belirtilerin basit nedenlere bağlanarak göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Giray, "Genç bir insanda aniden gelişen yüz asimetrisi, kol veya bacakta güç kaybı, konuşma bozukluğu ya da görme ve denge sorunu varsa bunun yorgunluğa, strese veya başka basit bir nedene bağlanarak geçiştirilmemesi gerekir.

Belirtilerin geçmesini beklemek, hastayı kendi aracımızla götürmeye çalışmak veya önce başka bir sağlık kuruluşundan randevu almaya çalışmak zaman kaybına neden olabilir." uyarısında bulundu.

Geçici nörolojik belirtiler de acil değerlendirme gerektirir, çünkü bunlar yaklaşan bir inmenin habercisi olabilir." açıklamasını yaptı.

Fizik tedavi, konuşma ve dil terapisi, yutma rehabilitasyonu ve bilişsel destek sayesinde hastaların kaybettikleri bazı işlevleri yeniden kazanmaları mümkün olabilir.

Giray, inmenin sonuçlarının her hastada aynı olmadığını, bazı hastaların erken ve uygun tedaviyle önemli ölçüde iyileşebildiğini, bazı hastalarda ise hareket kısıtlılığı, konuşma ve yutma güçlüğü, denge sorunları veya bilişsel etkilenmenin kalıcı olabildiğini aktardı.

Giray, inme geçirmiş kişilerde ikinci bir inmenin önlenmesinin de en az ilk tedavi kadar önemli olduğuna dikkati çekerek, tansiyon, diyabet ve kolesterol kontrolünün, kalp ritim bozukluklarının değerlendirilmesinin, uygun hastalarda doktorun planladığı ilaçların düzenli kullanılmasının ve yaşam tarzı değişikliklerinin bu sürecin temel parçaları olduğunu belirtti.

Semih Giray, inmenin yalnızca ileri yaşlarda görülmediğini vurgulayarak, gençlerde ani başlayan yüz asimetrisi, kol veya bacakta güç kaybı, konuşma bozukluğu, görme ve denge sorunlarının yorgunluğa ya da strese bağlanıp göz ardı edilmemesi, vakit kaybetmeden hastaneye gidilmesi gerektiğini söyledi.

29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında hastalığın belirtileri, risk faktörleri ve güncel tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Giray, inmenin yalnızca hayatı tehdit eden bir sağlık sorunu olarak görülmemesi gerektiğini, hastalığın kişinin hareket, konuşma, görme ve hafıza gibi işlevlerini etkileyebildiğini, günlük yaşamını ve bağımsızlığını kalıcı biçimde değiştirebildiğini ifade etti.

8 Temmuz 2021 | 8 Nisan 2023 | Kategori: Sağlık Sözlüğü Print Yorgunluk, sürekli bir bitkinlik ve halsizlik hissidir.

Anemi, diyabet, tiroid, enfeksiyonlar, hormonal sorunlar, karaciğer veya böbrek problemleri, depresyon, kronik yorgunluk sendromu veya uyku apnesi yorgunlukla ilişkilidir.

Dinlenme, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme gibi basit değişikliklerle çözülmeyen yorgunluk, altta yatan sağlık sorunundan kaynaklanıyor olabilir.

Aşırı yorgunluk birçok fiziksel ve zihinsel hastalığın yaygın belirtisidir; bazı ilaçların yan etkisidir; ayrıca, çok az veya fazla fiziksel aktivite, yetersiz uyku, kötü beslenme gibi yaşam tarzı seçimlerinin doğal bir sonucudur.

Kronik Yorgunluk Sendromu’nun belirtileri Belirtilerin şiddeti günden güne farklılık gösterebilir, karakteristik semptomlar şunlardır: Kas , eklem , boğaz veya baş ağrısı Hafıza, odaklanma, konsantrasyon sorunları Boyunda veya koltuk altında genişlemiş lenf düğümleri Kas ağrısı neden olur?

Belirtileri ve tedavisi Kronik Yorgunluk Sendromu’nun tedavisi KYS tanısını doğrulamak için; belirtiler ve tıbbi geçmiş değerlendirildikten sonra, benzer semptomlara sahip diğer hastalıkları ekarte etmek için çeşitli tıbbi testler istenebilir.

Semih Giray, inmenin yalnızca ileri yaşlarda görülen bir hastalık olmadığını, gençlerde aniden gelişen yüz asimetrisi, kol veya bacakta güç kaybı, konuşma bozukluğu ile görme ve denge sorunlarının yorgunluk ya da strese bağlanarak geçiştirilmemesi, hastaneye başvurulması gerektiğini belirtti.

Kaynak: Yeniakit, Medikalakademi, Tr, CNN Türk