BAŞKAN Recep Tayyip Erdoğan'ın Seul ziyareti, Türkiye ile Güney Kore arasındaki stratejik ve ekonomik ilişkileri zirveye taşıyan, kelimenin tam anlamıyla bereketli bir diplomasi çıkartması oldu....
Seul'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung ile bir araya gelen Başkan Erdoğan, iki ülke arasında bilim, teknoloji, madencilik, enerji ve nükleer enerji alanlarında 4 kritik anlaşmaya imza attı. Özellikle TUSAŞ bünyesindeki TEI tarafından geliştirilen yerli PD170 İHA motoruna Güney Kore'nin yoğun ilgi göstermesi, Türk savunma sanayiinin geldiği noktayı tescilledi. Türkiye, jeopolitik fay hatlarının ve küresel enerji krizlerinin tam ortasında, kendi kaderini yerin altındaki fosil yakıtlara değil, atom çekirdeğinin muazzam enerjisine bağlayarak yüzyıllık makus talihini kırıyor ve yarının dünyasına enerji bağımsızlığı manifestosu ilan ediyor.
Türkiye, net bir şekilde ifade etmek gerekir ki, küresel nükleer ligin kapılarını ardına kadar açarak resmen nükleer çağa girmiş bulunuyor. Türkiye, devasa santraller inşa etmenin yanı sıra fabrikalarda üretilip tırlara yüklenerek istenen bölgeye taşınabilen modüler nükleer sisteme geçiyor. SONUÇ: Türkiye nükleer alanda vites yükseltirken, dijital çağın, yapay zekanın ve ağır sanayinin devasa elektrik talebini garanti altına almayı hedefliyor.
2027'de Akkuyu ile başlayacak olan nükleer rönesans, Sinop'la büyüyecek, Kırklareli ile perçinlenecek ve modüler SMR'lerle Türkiye'nin kılcal damarlarına kadar yayılacak.
Kaynak: Ahaber

Henüz yayımlanmış yorum yok. İlk yorumu sen yaz.