Sinan Ülgen, ABD'nin 2015 yılından beri sürdürdüğü bu politikanın ve beraberinde gelen anlaşmazlığın Türkiye-Amerikan ilişkileri bakımından "en büyük olumsuzluk" olduğunu vurguluyor.
Burada ciddi soru işaretleri var.” Washington merkezli Middle East Institute düşünce kuruluşunun Türkiye Programı Direktörü Gönül Tol da İran-İsrail geriliminin ilişkilerle ilgili önemini vurguluyor: "İran ile yaşanan g
Seçim döneminde Trump'ın İsrail’in İran’ın nükleer alt yapısını bombalaması yönünde mesajlar verdiğini hatırlatan Ülgen "Bu, Türkiye bakımından da olumsuzluk taşıyabilir, bir bölgesel savaş senaryosunu tetikleyebilir” diyor.
Cumhuriyetçi aday Trump, Temmuz ayında New York Times'a verdiği röportajda, başkan seçilmesi halinde Türkiye gibi müttefik ülkelerde yapıldığı öne sürülen insan hakları ihlallerine müdahale edip etmeyeceğine dair bir soruyu yanıtlarken, ilginç ifadeler kullandı.
Trump, Temmuz'da New York Times'ta yayımlanan röportajında, "Ben Kürtlerin büyük hayranıyım" demiş, soruyu soran gazetecinin "Ama Erdoğan değil, bu durumla nasıl baş edeceksiniz" diye sorması üzerine şu cevabı vermişti: "İdeali, onların hepsini bir araya getirmek olur.
ABD, TÜRKİYE'Yİ MÜTTEFİK OLARAK TUTMAK İSTEYECEK" Clinton ve Trump arasındaki tüm farklılıklara rağmen uzmanlar, kim kazanırsa kazansın, ABD'nin bölgedeki çıkarları nedeniyle Türkiye ile müttefikliğine önem vereceği görüşünde.
Bundan dolayı bir sonraki ABD başkanının temel hedefi, ABD seçim kampanyasındaki ve Türkiye'deki iç siyasetteki anlatıların ötesinde, bu farklılıkları ve minimize etmek, bunları yönetmektir" diyor.
Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) Direktörü Sinan Ülgen, iki ülke ilişkilerinin önümüzdeki aylarda gözden geçirileceğini ve Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki geçmişteki yüksek düzeyli ilişkilerin bu süreci şekillendireceğini ifade ediyor.
2018’deki Rahip Brunson krizi sırasında uygulanan yaptırımlar ve Barış Pınarı Harekatı sonrasında yaptığı tehditler, Trump’ın yeniden başa geçmesiyle beraber, Türkiye’yi zorlu bir ekonomik ortamla karşı karşıya bırakabilir.
"Donald Trump'ın yeni döneminde Türkiye'yi neler bekliyor?" haberi, 07 Kasım 2024 tarihinde yazılmıştır.
Epstein raporunda Trump ile ilgili çarpıcı suçlamalar yer alıyor Yolsuzluk ve Kara Para Aklama Soruşturmasında Yeni Gelişme: Flavio Bolsonaro Miami'ye Kaçtı!
ABD Başkanı Donald Trump’ın altı gün arayla yaptığı ve iki ayrı gazetenin manşetine taşınan açıklamalarını okuduğumda, Türkiye’nin dış politikasının gerçekte kim tarafından belirlendiğini bir kez daha sorgulama ihtiyacı duydum.
Çünkü Trump’ın sözleri, sıradan bir diplomatik açıklamanın çok ötesinde, Türkiye’nin bağımsızlığı ve millî iradesi açısından cevap bekleyen ciddi soruları gündeme getiriyor.
Hele ki Trump’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Kendisinden ne istersem yapacaktır” sözlerini okuyunca insan sormadan edemiyor: Türkiye Cumhuriyeti’ni Ankara’dan Erdoğan mı yönetiyor, yoksa Washington’dan Trump mı yönlendiriyor?
8 Ekim 2026 tarihli Hürriyet gazetesinde, Washington muhabiri Yunus Paksoy imzasıyla yayımlanan haberin başlığı şöyle: “Trump: Türkiye’nin Arabistan’a yardımı iyi bir şey” Haberde Trump’a, Türkiye ve Pakistan’ın Mekke İttifakı çerçevesinde Suudi Arabistan’a askerî güç göndermesi ihtimali soruluyor.
25 Haziran 2026 tarihli gazete kupürünün başlığı da son derece dikkat çekici: “Başkan Trump: Erdoğan istediğim her şeyi yaptı” Trump, İran konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan için “Kendisinden her istediğimi yaptı” ifadelerini kullanarak Erdoğan’ın ABD’nin taleplerine uyduğunu ileri sürmüştü.
Yıllardır meydanlarda Türkiye’nin bağımsız dış politika izlediğini, artık kimsenin talimatıyla hareket etmediğini, Türkiye’ye kimsenin yön veremeyeceğini bizzat siz anlatıp dünyaya meydan okumuyor muydunuz?
Kaynak: BBC, Haberler.com, Sondakika, Guncelegitim, Abcgazetesi, Milligazete

Henüz yayımlanmış yorum yok. İlk yorumu sen yaz.