Lübnanlı uzmanlar, olası ABD-İran savaşının Lübnan'a sıçramasından endişeli

06 Kasım 2026 • Güncelleme : 06 Kasım 2026

ABD ile İran arasındaki gerilimin son günlerde yeniden tırmanması ve diplomatik temasların henüz bir anlaşmayla sonuçlanmaması, bölgede olası bir savaş senaryosunu gündemde tutuyor.

Olası bir savaşın Lübnan'a sıçrama ihtimali de yakından izleniyor. Hizbullah, 2 Mart'ta İsrail'e 6 roket fırlatarak savaşa dahil olmuş, İsrail ordusu da Lübnan'a yönelik saldırılar başlatarak ülkenin güneyindeki onlarca beldeyi işgal etmiş ve bölge halkının yerinden edilmesine yol açmıştı. Benzer bir senaryonun tekrarlanıp tekrarlanmayacağı ve Hizbullah'ın İran'a destek amacıyla savaşa katılıp katılmayacağı merak konusu.

Bu senaryonun tekrarlanmaması için Lübnan yönetimi, ülkenin bölgesel çatışmalara sürüklenmemesi ve savaş kararının devlet dışındaki aktörler tarafından alınmaması gerektiğini vurguluyor. Başbakan Nevvaf Selam, 4 Kasım'da yaptığı açıklamada, Lübnan'ın başka ülkelerin çıkarlarına hizmet eden yeni bir savaşa çekilmesine karşı uyarıda bulundu.

Lübnanlı uzmanlar ve analistler, ABD-İran geriliminin olası yeni bir savaşa dönüşmesi halinde çatışmaların Lübnan'a yansımalarını ve Hizbullah'ın tutumunu AA muhabirine değerlendirdi.

Lübnanlı siyasi analist Ahmed el-Eyyubi, Hizbullah'ın ABD ve İsrail ile İran arasında çıkması muhtemel yeni bir savaşa katılıp katılmayacağının, çatışmanın niteliğine bağlı olduğunu söyledi.

Eyyubi, "Sınırlı ve dar kapsamlı bir çatışma olması halinde Hizbullah, İsrail'in ağır darbelerine maruz kalmaktan kaçınmak için savaşa katılmayacaktır; çünkü bu darbeleri caydıramayacağını biliyor. Çatışmalar derinleşir ve İran rejiminin geleceğini tehdit eder hale gelirse Hizbullah'ın İranlılarla eş zamanlı savaşa katılacağı kesindir." dedi.

Olası savaşın Lübnan'a sıçraması durumunda yeniden yerinden edilmelerin yaşanacağını vurgulayan Eyyubi, silahların devletin tekelinde toplanması ve Hizbullah'a ait patlayıcıların ele geçirilmesi konularının hükümet ile Hizbullah arasındaki gerilimi artırdığını belirtti.

Eyyubi, Hizbullah'ın hükümeti kararlarından geri adım atmaya ve İsrail'le doğrudan müzakereleri durdurmaya zorlayarak Lübnan'ı İran-ABD görüşmelerinde pazarlık unsuru haline getirmek istediğini ifade etti.

Eyyubi ayrıca ABD ve İsrail seçimlerinin ardından yaşanacak gelişmelerin İsrail ile Lübnan yönetimi arasındaki müzakerelerin seyrini etkileyebileceğini kaydetti.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in, İran savaşına yönelik politikalara "kesin biçimde karşı çıkmasının da bölgedeki dengeleri değiştirebileceğini" ifade eden Eyyubi, yeni dönemde Mekke İttifakı ile Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın rolünün önem kazanacağını vurguladı.

Siviller için "yıkıcı sonuçları" olur

Siyasi analist ve gazeteci Maysa Abdulhalik de İran ile ABD arasındaki gerilime ilişkin değerlendirmesinde, "İran ile ABD arasındaki gerilimin yeniden tırmanması halinde Hizbullah'ın karşılık vereceğini düşünüyorum. Bu olası senaryolardan biri." dedi.

Hizbullah'ın 2 Mart'ta başlayan savaş öncesinde Lübnan devletine savaşa katılmayacağı yönünde güvence verdiğini ancak buna rağmen İsrail'e 6 roket fırlattığını söyleyen Abdulhalik, ABD ve İsrail'in İran'la olası savaşında Hizbullah'ın karşılık vermesinin ihtimaller arasında olduğunu ifade etti.

İsrailli yetkililerin, özellikle Başbakan Binyamin Netanyahu ve Savunma Bakanı Israel Katz'ın açıklamalarıyla Lübnan'a karşı geniş çaplı savaş ve kapsamlı saldırı tehdidinde bulunduğunu kaydeden Abdulhalik, diplomasinin yeniden gündeme gelmesinin ve ABD ile İsrail'deki seçim sonuçlarının diplomatik çözümler için alan açtığını söyledi.

İsrail'in Lübnan'a yeni bir saldırı başlatması halinde bunun üçüncü saldırı olacağını ve özellikle siviller açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağını dile getiren Abdulhalik, halen onlarca köy ve beldenin yıkılmış durumda olduğunu aktardı.

Abdulhalik, Lübnan Başbakanı Selam'ın, 2023-2024 ve 2026'da yaşanan iki savaşın toplam maliyetinin 27 milyar doları aşabileceğine ilişkin tahminine atıfta bulundu.

Yeniden imar konusunun Hizbullah'ın silahsızlandırılmasına bağlandığını ve bu nedenle henüz karar alınmadığını söyleyen Abdulhalik, Lübnan devletinin insani ihtiyaçları karşılamakta bile yetersiz kaldığını dile getirdi.

Lübnan devletinin diplomasiye bağlı kaldığını ve Hizbullah'tan savaşa müdahil olmaması konusunda güvence almak istediğini vurgulayan Abdulhalik, "Gerilimin yeniden tırmanması halinde güvenceyi garanti edemeyiz." dedi.

Lübnan ile İsrail arasındaki siyasi müzakerelerin ise şu ana kadar askıda olduğunu belirten Abdulhalik, askeri düzeyde toplantılarla yetinildiğini, geçen ay ABD'nin Tampa kentinde iki taraf arasında yapılan toplantı turunun da askeri konularla sınırlı kaldığını aktardı. Abdulhalik, ABD ve İsrail'in önceliğinin Hizbullah'ın silahsızlandırılması olduğunu ifade etti.

Lübnan devletinin önceliklerinin ateşkes, İsrail'in işgal ettiği köy ve beldelerden çekilmesi, esirlerin geri dönmesi, sınırların belirlenmesi ve yeniden imar olduğunu kaydeden Abdulhalik, müzakerelerin ise "sallantıda" olduğunu söyledi.

Lübnan devletinin görüşmelerden henüz bir kazanım elde edemediğini belirten Abdulhalik, müzakereler kapsamında oluşturulan pilot bölgelerin de başarısız olduğunu ve bu bölgelere yönelik İsrail ilerleyişinin sürdüğünü söyledi. Abdulhalik, yeniden diplomasiye dönülmesini ve savaşın sona ermesini umduğunu dile getirdi.

"Hizbullah'ın yanıtları meşgul etme ve yıpratma stratejisiyle sınırlı kalabilir"

Lübnanlı askeri uzman Tuğgeneral Andre Bou Maachar da Hizbullah'ın olası savaşa katılımına ilişkin, "Hizbullah, İran'ın yönelimleriyle uyumlu seçeneklere daha yakın duruyor. İsrail operasyonları, hesaplarını yeniden gözden geçirmesini gerektirecek ölçüde genişlemediği sürece Hizbullah karşılık vermekten kaçınmayı sürdürebilir." değerlendirmesinde bulundu.

Olası müdahalenin eski caydırıcılık dengesini kurmaya yetmeyeceğini söyleyen Bou Maachar, "Hizbullah'ın yanıtları meşgul etme ve yıpratma stratejisiyle sınırlı kalabilir. İsrail operasyonlarını genişletebilir; Hizbullah ise bunların maliyetini artırabilir ancak kesin askeri ve siyasi sınırlar koyamaz." ifadesini kullandı.

Bou Maachar ayrıca İsrail'in İran ve Hizbullah'a yönelik saldırılarının kalıcı siyasi ve güvenlik kazanımlarına dönüşmediğine dikkati çekti.

Netanyahu'nun 27 Ekim'deki seçimlerde çoğunluğu sağlayamamasını askeri adımlarla siyasi sonuçlar arasındaki kopukluğun göstergesi olarak değerlendiren Bou Maachar, hükümet kurma sürecindeki tıkanıklık ve yeni seçim ihtimalinin Netanyahu'yu askeri tırmanışla yeniden inisiyatif almaya yöneltebileceğini söyledi.

Bou Maachar, askeri güçle siyasi başarısızlığı telafi etmeye çalışmanın aynı açmazı yeniden üretebileceğini kaydetti.

ABD'nin bölgesel savaştan kaçınma yöneliminin İsrail'in hareket alanını etkileyebileceğini belirten Bou Maachar, Trump'ın seçimlerin ardından siyasi uzlaşı arayabileceğini, Netanyahu'nun ise askeri tırmanışı seçim konumunu güçlendirmek için değerlendirebileceğini söyledi.

Fenerbahçe Futbol Takımı Teknik Direktörlüğü görevine getirilen Emre Belözoğlu için Chobani Stadı'nda imza töreni düzenleniyor

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Araştırma: Pasifik Okyanusu'ndaki plastik birikimi suyun rengini değiştiriyor olabilir

İsrailli muhalif lider Liberman'dan Haredilerle koalisyona yeşil ışık

ABD, İran’a tekrar savaş açacak mı?

İsrail’de koalisyon düğümü: Netanyahu iktidarda kalabilecek mi?

Analiz ve görüşler Analiz ve görüşler

Varşova'da güç savaşı: Polonya’da kurumlar neden karşı karşıya?

Sosyal medyada yaş doğrulaması nasıl yapılacak?

İngiltere'de Palestine Action'ın yasaklanmasına oy veren bazı milletvekilleri kararlarından pişman

TRT Genel Müdürü Sobacı: Bir yayıncının elindeki en güçlü sermaye güvendir

Mardin 1969 Spor'da hedef, Batman Petrolspor'u yenerek çıkışını sürdürmek

Güçlü El Nino nedeniyle karbon emisyonları 2027'de "olağan dışı" ölçüde artabilir

ABD'de işsizlik oranı yüzde 4,1'e geriledi

Uzmanlara göre ABD'de Demokratların seçim zaferi Avrupa'ya güvenlik garantisi sağlamıyor