Kahkahalarla dolandırdılar, polisten kaçamadılar: Sahte çağrı merkezi çetesine darbe
Giriş Tarihi: 07 Kasım 2026 10:00 Son Güncelleme: 07 Kasım 2026 10:05
A Haber’i Google'a ekleyin, doğru kaynaktan haberi alın!
A Haber, İstanbul’da iki sahte çağrı merkezine düzenlenen operasyonun perde arkasına ulaştı. A Haber İstanbul İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır’ın aktardığı bilgilere göre şüpheliler, Ayazağa’daki sel felaketini yardım bahanesiyle, internet alışverişlerini ise sahte avukat ve haciz tehdidiyle dolandırıcılık aracı yaptı. Mağdurlarla alay ederek kahkaha attıkları görüntüler ve yazışmalar da ortaya çıktı.
İstanbul'da kurdukları sahte çağrı merkezleri üzerinden vatandaşların kişisel verilerini yasa dışı panellerle ele geçirip kendilerini kamu görevlisi ve avukat olarak tanıtan organize dolandırıcılık şebekesi çökertildi. Yüzlerce kişiyi mağdur eden çetenin dijital materyallerinden çıkan skandal yazışmalar, kurdukları ezber metinleri ve dolandırdıkları vatandaşlarla kahkahalar atarak alay ettikleri görüntüler gün yüzüne çıktı. Emniyetin titiz çalışması sonucu gözaltına alınan 33 şüpheliden 23'ü tutuklanırken, operasyonun perde arkasını ve tüm çarpıcı ayrıntılarını A Haber İstanbul İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır canlı yayında aktardı.
A HABER OPERASYONUN DETAYLARINA ULAŞTI
İKİ AYRI ÇAĞRI MERKEZİNE EŞ ZAMANLI BASKIN
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, çağrı merkezi görünümü altında faaliyet gösteren dolandırıcılık şebekesine yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirdi. Telefon numaraları üzerinden yapılan teknik ve istihbari takipler neticesinde şebekenin iki ayrı adresi tespit edilerek baskın düzenlendi. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyalleri titizlikle inceleyen polis ekipleri, organize suç örgütünün çalışma yöntemlerini ve mağdurları nasıl tuzağa düşürdüklerini tek tek ortaya çıkardı. Operasyon kapsamında gözaltına alınan 33 şüpheliden 23'ünün çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildiği bildirildi.
SEL FELAKETİNDEN KARGO YALANINA KADAR HER YOLU DENEDİLER
Şebekenin vatandaşları ağlarına düşürmek için akılalmaz yöntemlere başvurduğunu belirten A Haber İstanbul İstihbarat Şefi Ramazan Almaçayır, "Tüm ülkede herkesin artık başına bela olan bu telefon dolandırıcılığı, kendisini polis, savcı, kamu görevlisi vesaire olarak tanıtan ya da hukuki yönden yaptırıma maruz kalabilirsiniz şeklindeki telefon dolandırıcılıkları ile ilgili inanmamaları gerektiğini gösteren çarpıcı ve detay bilgiler var" ifadelerini kullandı.
Çetenin geçtiğimiz günlerde Ayazağa'da can kayıplarının yaşandığı sel felaketini bile dolandırıcılık malzemesi yaptığını aktaran Almaçayır, "Oradaki sel konusunda mağdur olan vatandaşlara yardım bahanesiyle de durumu maddi olarak iyi olan insanları, iş adamlarını aradıkları ve bu şekilde dolandırıcılık yaptıkları ihbarı üzerine ekipler harekete geçti" sözleriyle şebekenin acımasız yöntemlerini anlattı.
Şebekenin bir diğer tuzağının ise internet üzerinden sipariş edilen ürünler olduğunu vurgulayan Almaçayır, internetten 300 ila 1000 lira değerinde ucuz ürün sipariş eden vatandaşlara kargo teslimatında 1000-2000 lira gibi fahiş kargo ücretleri çıkarıldığını, tüketici ürünü teslim almayı reddettiğinde ise devreye sahte avukatların girdiğini belirtti. Şebeke üyelerinin aradıkları kişilere, "Ürün sipariş etmişsiniz, sesli onay vermişsiniz, kargo ücreti yüksek deseniz de almak zorundasınız, aksi takdirde hakkınızda icra başlatılacak" diyerek şantaj ve tehditle haksız kazanç sağladığı tespit edildi.
Şüphelilerin dolandırıcılıkta kullandığı sahte avukat konuşmaları ve ezberletilen senaryolar ortaya çıktı - foto: ahaber.com.tr
DEŞİFRE OLAN YAZIŞMALAR: "SEN AVUKAT ÖMER MİSİN, ÇAĞATAY MI?"
Polisin incelediği dijital materyallerde şüphelilerin aralarındaki görev dağılımını gösteren yazışmalar da deşifre edildi. Şebeke üyelerinin dolandıracakları kişileri şüpheye düşürmemek adına hangi sahte avukat kimliğini kullanacaklarını dahi kendi aralarında tartıştıkları görüldü. Yazışmalarda bir şüphelinin, "Bu arada sen Avukat Ömer olarak mı konuştun?" sorusuna karşısındakinin "Çağatay olarak konuştum" cevabını verdiği, diğer şüphelinin ise "İyi ki de sormuşum, Çağatay olarak konuşacaktım" dediği kayıt altına alındı. Bir başka konuşmada ise kimin banka avukatı, kimin normal avukat olduğunu karıştırdıklarını belirten şüphelilerin, "Sence sen olarak mı görüşeyim Çağatay olarak mı?" diyerek rol paylaşımı yaptıkları belirlendi.
Ayrıca şebekenin usulsüz bir sorgu paneli kurarak vatandaşların isim, soyisim, T.C. kimlik numarası ve adres gibi kişisel verilerini ele geçirdiği de saptandı.
DOLANDIRICILIK METİNLERİNİ EZBERLETMİŞLER
Operasyonda, çağrı merkezinde çalışacak kişilere mağdurları ikna etmeleri için bilgisayardan resmi bir dille hazırlanmış hazır metinlerin ezberletildiği de belgelendi. Almaçayır, bilgisayarda açılan sahte danışmanlık ve hukuk bürosu metinlerine dikkat çekerek, "Bu metin bu dolandırıcılık şebekesinin içine gireceklerin tamamına, hepsine de ezberletiliyor. Burada zaten resmi bir dille yazılmasına önem gösterilmiş ki aradıkları vatandaşların ikna olması ve paniğe kapılıp istediklerini yapması sağlansın" şeklinde konuştu.
Çeteye yeni katılan bir şüphelinin başka birine işi anlatırken sarf ettiği, "Milleti arayıp kargosunu almasını söylüyoruz. Tek günahımız avukat olduğumuzu söylemek yani" şeklindeki sözleri ise şebekenin pişkinliğini gözler önüne serdi.
MAĞDURLARLA ALAY EDİP KAHKAHA ATTILAR
Soruşturma dosyasında yer alan en çarpıcı delillerden biri ise dolandırıcıların telefon görüşmesi sırasında kaydettikleri skandal görüntüler oldu. Görüntülerde bir kadın şebeke üyesinin telefondaki vatandaşa, " Kargo dağıtım biriminden ekip arkadaşımla birlikte geleceğim, kargonuzu bizzat ben teslim edeceğim size kapıda ödeme olarak" diyerek yalan söylediği, telefonu kapattıktan sonra ise ofisteki diğer şüphelilerle birlikte kahkahalar atarak alay ettiği anlar yer aldı.
E-DEVLET UYARISI: "HİÇBİR POLİS VEYA SAVCI SİZDEN PARA İSTEMEZ"
Vatandaşların bu tür dolandırıcılık yöntemlerine karşı son derece dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Ramazan Almaçayır, "Kesinlikle ve kesinlikle kim olursa olsun, kendini ister istihbarat görevlisi, ister polis, ister savcı... Eğer telefonda kişisel verilerinizi istiyorsa, icra ya da adliyelik olduğunuz tarzında bir söylemde bulunuyorsa buna inanmayın. Hiçbir polis, savcı sizi arayıp para da istemez. Hakkınızda bir dosya olabilir mi, olabilir. Bunun yolu ya savcılığa gidip müracaat edeceksiniz, en kısa yoldan e-Devlet üzerinden sistemi açacaksınız ve hakkınızda yürütülen bir dosya var mı yok mu buradan inceleyeceksiniz" uyarısında bulundu.


Henüz yayımlanmış yorum yok. İlk yorumu sen yaz.