Mustafa Kemal ve Cumhuriyet fikrine karşı olanlar, Musul sorunu, Osmanlı borçları, Bağdat Demiryolu, Türkiye’deki gayrimüslim azınlıklar ve göçmenler bunlardan yalnızca birkaçı.

İngiliz gizli belgelerinde Ekim 1923 (2): 'Türk halkı bu sabah bir Cumhuriyet’e uyandı'

Fotoğraf altı yazısı, Dönemin İngiliz gizli belgelerinin bir kısmı bugün İngiltere'deki Ulusal Arşiv, Parlamento Arşivi ve üniversite arşivlerinde yer alıyor.

Mustafa Kemal, o günlerde yabancı basına verdiği röportajda "Türkiye'nin Ankara merkezli demokratik bir Cumhuriyet olacağını" söylüyor.

Ahmet Kuyaş, 1919 ilkbaharında, Anadolu'ya gideceği sıralarda yazılan bir İngiliz istihbarat raporunda Mustafa Kemal Paşa’dan "Cumhuriyetçi bir general" diye bahsedildiğini hatırlatıyor:

Kuyaş, o dönem Erzurum’da bulunan İngiliz Yarbay Rawlinson'ın, yıl sonuna doğru Londra'ya gittiğinde "Mustafa Kemal ve arkadaşları Cumhuriyet kurmak istiyorlar" dediğini ekliyor.

Özellikle 1 Kasım 1922'de saltanatın kaldırılmasının ardından Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Cumhuriyetçi olduğunun bilindiğini söyleyen Kuyaş, işgal devletleri temsilcilerinin de bu durumdan haberdar olduğunu ifade ediyor.

Henderson'a göre Mustafa Kemal, “doğru zamanı bulduğunda pratikteki iktidarını resmiyete dökeceği bir yönetim şeklini” kabul ettirmek istiyor.

"Milli Mücadele başladığından itibaren Mustafa Kemal ve hareketine karşı ciddi bir muhalefet görüyoruz."

Ahmet Kuyaş ise daha 1919’da Mustafa Kemal’le aynı mücadelenin içinde olmasına rağmen Cumhuriyetçilerin karşısında saltanata ve Halife'ye bağlı devam etmek isteyenlerin olduğunu belirtiyor:

İngiliz Dışişleri’nin Lozan görüşmeleri sırasında da, Meclis'teki görüş ayrılıklarına rağmen Türkiye’nin nasıl olup da bir bütün halinde hareket edebildiğine şaşırdığını belirten Demirci, “Bunun çok basit bir açıklaması var, ülke işgal altında.

Ancak Meclis tartışmalarında, gizli oturumlarda Müdafaa-i Hukukçuların oluşturduğu Birinci Grup karşısında İkinci Grubun çok sert muhalefet yaptığını, özellikle Musul meselesinin Lozan’da çözülememesi nedeniyle "Bu bir sömürge barışı" diyenler olduğunu ekliyor.

Demirci, bu mecliste Mustafa Kemal ve arkadaşlarının fikirlerine sahip olan milletvekillerinin ağırlıklı olduğunu ve dönüşüm yaşandığını ifade ediyor:

Kuyaş Mustafa Kemal'in cumhuriyet ilan etmek istemesine karşı olanlar olduğunu ancak onların politika alanında tartışma konusu olan diğer birçok mevzuda Mustafa Kemal'in karşısında olmadığını ekliyor.

İngiliz istihbaratının İstanbul merkezli olduğunu belirten Kuyaş, İngilizlerin Mustafa Kemal karşıtlarının arttığı yönündeki analizlerini "biraz abartılı" bulduğunu söylüyor.

İngiliz yüksek komiser, Eylül sonunda yazdığı mektupta Mustafa Kemal’in bir nevi saltanat kurabileceğini de düşünüyor:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından yeni bir hanedan oluşturulmasına kadar atılabilecek adımlar, Mustafa Kemal’in bugüne kadar yaptıklarının yanında daha kolay gözüküyor.”

“(Mustafa Kemal) İstanbul’daki Müttefik işgal güçleri çekilir çekilmez buraya büyük bir ordu göndererek kentte büyüdüğü gözlenen memnuniyetsizliğin tehlikeli bir noktaya ulaşmasını engellemek isteyecektir.

Maunsell, İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gönderdiği mektupta “Mustafa Kemal, arkadaşlarıyla dolu millet meclisiyle, askeri diktatör olma yolunda bir miktar yol kat etti ancak hala iktidarını güvence altına alamadı” diyor.

“Zor bir problemi çözmenin en iyi yolu olarak Mustafa Kemal belki Fransa ya da bize Suriye ya da Mezopotamya’da saldırabilir.

“Dahası bu, İslam üzerinde de bir hareket yaratabilir, Müslüman dünyası Gazi Mustafa Kemal’i İslam’ın kılıcını yönlendirmek, hatta halifelik unvanını üstlenmek için tek lider olarak görebilir.”

Bu iki belge gösteriyor ki, Cumhuriyet fikrini de açıkça dile getirmesinin ardından İngilizler, Mustafa Kemal’in gücünü artırmak istediğini düşünüyor.

Fotoğraf altı yazısı, Yüksek Komiser Henderson'ın 2 ekim 1923'te yazdığı mektup da İngiliz gizli arşiv belgeleri arasında.

“Bir Cumhuriyet kurulması fikri genel olarak kabul görse de Mustafa Kemal’e muhalefet var”.

Sonunda 13 Ekim 1923'te Ankara başkent olarak ilan ediliyor ancak Cumhuriyet konusunda uzlaşmazlık ise hâlâ devam ediyordu...

Kaynak: BBC