Avrupa genelinde yolcu uçaklarına yapılan bomba ihbarları, süpermarket dondurucularının ısıtılarak yüz binlerce euro değerindeki gıdanın bozulmasına yol açan siber saldırılar, kan bankalarındaki soğutma sistemlerinin bozulması ve Cadılar Bayramı'nda çocuklara verilen şekerlerin içine yerleştirilen kesici metal nesneler gibi sıra dışı olaylar Avrupa'da tedirginliğe yol açtı. Yunan hava yolu şirketi Aegean Airlines'a ait Selanik-Milano ve Atina-Viyana seferini yapan iki uçak da dahil olmak üzere bazı uçaklar rota değiştirmek veya zorunlu iniş yapmak zorunda kaldı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa'daki güvenlik durumunun giderek karmaşık bir hal aldığına dikkati çekerek sabotaj eylemleri, dezenformasyon kampanyaları ve hava sahası ihlallerinin hibrit savaş unsurları olduğunu ifade etti.
Bu da kıtayı zor bir ikilemle karşı karşıya bırakıyor: Avrupa, gelecekteki olası bir işgal tehdidine mi, yoksa hâlihazırda maruz kaldığı saldırganlığa mı daha fazla odaklanmalı?
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un hibrit tehdit uyarısı, Almanya ve Polonya'daki "savaşa hazır olun" çağrıları ile İngiltere'de halka yapılan gıda ve su stoklama tavsiyeleri Avrupa'da büyük bir panik havası yaratırken, Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, A Haber ekranlarında çarpıcı tespitlerde bulundu. Yaşanan korku ikliminin küresel bir algı operasyonu olduğunu vurgulayan Başbuğ, Ukrayna'da tıkanan Rusya'nın Avrupa'ya karadan harekat yapacak askeri ve ekonomik gücünün bulunmadığını belirterek, krizin arka planındaki silah baronlarına, Londra merkezli kışkırtmalara ve ABD'nin yayılma stratejisine dikkat çekti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Rusya'nın Avrupa'ya ve Fransa'ya yönelik hibrit tehditlerinin yoğunlaştığı yönündeki çıkışı, Almanya ve Polonya'da halka yapılan "Savaşa hazır olun" çağrıları ile İngiltere'de vatandaşlara "Konserve yiyecek ve içme suyu stoklayın" uyarısında bulunulmasının ardından, bu tablonun bir algı operasyonu mu yoksa gerçek bir askeri adım mı olduğu sorusu A Haber'de masaya yatırıldı.
A HABER'DE ÇARPICI ANALİZ: "BU KORKUYU POMPALAYANLAR SİLAH BARONLARI!" "RUSYA'NIN AVRUPA'YA KARADAN GİRECEK GÜCÜ YOK" Gelişmeleri değerlendiren Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, "Ben algı olduğu kanaatindeyim. (Fotoğraf: ahaber.com.tr / ekran görüntüsü) "MATRUŞKANIN EN DİP BEBEĞİ LONDRA'DIR" Avrupa kamuoyunda Soğuk Savaş dönemini andıran bu korkunun neden bu denli karşılık bulduğu ve vatandaşlar nezdinde ciddi bir paniğe dönüştüğü sorusu üzerine, korkunun kasıtlı olarak tırmandırıldığını ifade eden Coşkun Başbuğ, "Eski günleri depreştirdiği için 'Ruslar geliyor, Almanya'ya saldıracak, Berlin'e dayanacak, eski Soğuk Savaş dönemi' havası epeydir estiriliyor ve bu korku pompalanıyor.
Rusya-Ukrayna savaşının gölgesinde Avrupa ülkelerinde kritik altyapılara düzenlenen sabotajlar giderek artarken Avrupalı liderler yükselen tehdidin adını koydu: ‘Hibrit savaş.’ Aslında hibrit savaş lügata yeni giren bir durum değil. Önceki gün AB dışişleri bakanları toplantısı için İrlanda’da toplanan AB yetkilileri de bunun bir ‘ hibrit savaş’ olduğunu vurgulayarak Rusya’yı hedef alan açıklamalar yaptılar ve gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini konuştular. Tabi hibrit eylemler, faili kolay tespit edilen saldırılar olmadığı gibi iki farklı aktörü birbirine düşürmeyi hedefleyen sahte bayrak operasyonu olma ihtimali nedeniyle de çok taraflı analiz edilmesi gereken durumlar olarak öne çıkıyor.
Maalesef savaşlara çözüm üretilememesi ise güç mücadelesi içindeki devlet ya da devlet dışı aktörlere ‘gri bölgeler’ diye adlandırılan bu savaş yöntemlerine başvurmak için giderek daha fazla alan açacağa benziyor.
ARTAN BİR EĞİLİM ABD merkezli Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi'nin geçen ay yayınladığı bir rapora göre 13 Avrupa ülkesinde iki yıldan az bir sürede 144 dron olayı tespit edilmiş, baş şüpheli ise yine Rusya.
Fail görünmeyebiliyor, saldırının niteliği uzun süre tartışılabiliyor ve hedef alınan ülke, karşısındaki aktörün gerçekten savaş ilan edip etmediğini bile kesin olarak tanımlayamıyor. Almanya’nın Bonn kentindeki Rus konsolosluğunun kapatılması ve Berlin’deki Rus Evi’nin faaliyet anlaşmasının feshedilmesine kadar uzanan İHA sabotajları, tek tek adli vakalar olarak okunursa büyük resmi kaçırmak mümkün. Devletin karar alma mekanizmasını yavaşlatmak, toplumun güven duygusunu aşındırmak ve karşı tarafın hangi noktada tepki vermesi gerektiği konusunda tereddüt yaratmak da savaşın parçasıdır.
Almanya’nın Rusya’ya yönelik diplomatik adımları, ardından Belçika, Fransa ve Hollanda gibi ülkelerin Rus diplomatları çağırması, Avrupa başkentlerinin artık tek tek olaylara değil, birbirleriyle bağlantılı olabilecek bir tehdit zincirine bakmaya başladığını gösteriyor.
Kaynak: TRT Haber, Bsekonomi, Ahaber, Nefes, Hürriyet, Koseyazarioku

Henüz yayımlanmış yorum yok. İlk yorumu sen yaz.