“Haram saltanatı yıkılır elbet.” Türküdeki en düşündürücü kelime “haram” değil.

Dileyelim bir gün bu türküyü dinleyen çocuklar bize sorsun: “Haram saltanatı ne demek?” Biz de anlatmak için bugünün gazetesini açmak zorunda kalmayalım.

Yenisi o kadar kaba olmayabilir: “Biz gerekli düzenlemeyi yaptık, siz ödemenizi yapınız.” Haram ile haramilik arasındaki fark da burada beliriyor: Haramı kınamak pek kolay, haramiliğin hesabını sormak emek istiyor.

Bu yüzden Fatih Kısaparmak’ın türküsündeki “elbet” e bir tarih vermek, yalnız takvimin işi değil.

Fatih Kısaparmak’ın çok beğenilen “Haram Saltanatı” adlı eser, 10 Ekim 2001 tarihinde yayımlanan Vay Benim Hayallerim albümünde piyasaya çıkmıştır.

Eserin teması ve mesajı: Fatih Kısaparmak, röportajlarında ve programlarında bu eseri toplumsal yozlaşmaya, haksız kazanca, kul hakkı yenmesine ve dönem Türkiye’sinin içinde bulunduğu ekonomik/ahlaki sıkıntılara bir tepki ve toplumsal tefekkür (düşünce) çağrısı olarak kaleme aldığını ifade etmiştir.

Toplumsal eleştiri: “Haram Saltanatı” sözleri itibarıyla doğrudan helal-haram çizgisine, yolsuzluklara ve ahlaki erozyona dikkat çektiği için sanatçı, eseri dönemin sosyal ve siyasal şartlarına bir halk ozanı duyarlılığıyla verilmiş bir yanıt olarak tanımlamıştır.

Fatih Kısaparmak, 2000’li yılların başında albüm tanıtımlarında ve müzik basınına verdiği demeçlerde bu eseri geleneksel halk şiirindeki “taşlama” (hiciv) geleneksel formunun günümüz toplumsal sorunlarına uygulanması olarak tanımlamıştır.

Halk ozanlığı sorumluluğu: Kendisini toplumsal meselelere duyarsız kalamayan bir halk sanatçısı olarak konumlandıran Kısaparmak, eseri kul hakkı yenmesine, kamu imkânlarının usulsüz kullanımına (“hortumculuk”) ve ahlaki yozlaşmaya karşı bir itiraz olarak kaleme aldığını belirtmiştir.

Helal ve haram çizgisi: Sözlerde geçen “Duymasa da Ankara’da sultanlar/Haram saltanatı yıkılır elbet” ve “Ar damarı çatlayanlar/Bir gün elbet yer şamarı” gibi ifadeleriyle, dönemin siyasi ve iktisadi iklimindeki yozlaşmaya dikkat çektiğini, dürüst ve helal kazancın üstünlüğünü savunmanın sanatsal bir görev olduğunu dile getirmiştir.

Kaynak: Cumhuriyet