3 Kasım 1906'da Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen uluslararası konferansta, denizlerde kullanılacak standart "imdat" çağrısı olarak kabul edilen SOS, aradan geçen 120 yılda dünyanın en tanınmış yardım çağrılarından biri haline geldi. 1999'da yürürlüğe giren Küresel Deniz Tehlike ve Güvenlik Sistemi (GMDSS), gemilerin uydu ve modern telsiz teknolojileri aracılığıyla dünyanın farklı bölgelerinden yardım çağrısı göndermesini mümkün kıldı.

ULUSLARARASI DENİZ HABERLEŞMESİNE BERLİN'DE STANDART GETİRİLDİ Berlin'de 120 yıl önce denizlerdeki haberleşme sorununa çözüm bulmak amacıyla alınan karar, bugün teknolojinin değişmesine rağmen önemini koruyor. 3 KISA SİNYAL, 3 UZUN SİNYAL 3 Kasım 1906'da imzalanan Berlin Sözleşmesi ile farklı sistemler arasında haberleşmenin önü açılırken, tehlike çağrılarının bütün telsiz istasyonlarınca öncelikli ele alınması kararlaştırıldı.

Bu sinyal ilk kez 1905 yılında Alman hükümetinin deniz telsiz düzenlemeleri içinde tanımlanmış ve daha sonra 1906’da Berlin’deki Uluslararası Radyo Telgraf Konvansiyonu’nda evrensel acil durum sinyali olarak kabul edilmiştir. Modern dijital ve uydu tabanlı sistemler, radyoya dayalı Morse SOS’un yerini almış olsa da birçok durumda evrensel bir acil durum göstergesi olarak kabul edilmeye devam ediyor.

SOS, Berlin'de kabulünden 120 yıl sonra evrensel yardım çağrısı olmayı sürdürüyor Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle Berlin Sözleşmesi 3 Kasım 1906'da imzalandı ve denizlerde ortak acil durum sinyali SOS'un kullanılması kararlaştırıldı. SOS, 120 yıldır evrensel yardım çağrısı sembolü olmayı sürdürüyor; denizcilikte dijital sistemler yaygınlaşsa da günlük yaşamda, popüler kültürde kullanılıyor.

SOS Acil Durum Sinyalinin Tarihçesi ve Uluslararası Mors Standartları Denizcilik, havacılık veya macera filmleri izleyen herkesin aşina olduğu evrensel bir yardım çağrısı vardır: SOS . Acil durum sinyalinin ritmini dinlemek veya ışık süresini hesaplamak isterseniz, Mors Alfabesi Çevirici ve Sinyal Simülatörü aracımızı kullanabilir, SOS kelimesini girerek sistemin size toplam sinyal süresini (WPM bazında) nasıl verdiğini gözlemleyebilirsiniz. SOS sinyali dünya genelinde kabul edilmeden önce, 1904 yılında Marconi şirketi tarafından "CQD" sinyali kullanılıyordu.

Titanic buzdağına çarptığında, telsiz operatörü Jack Phillips ilk olarak geleneksel CQD sinyalini göndermiş, daha sonra yardımcısı Harold Bride'ın "Yeni sinyali (SOS) gönder, belki bu bir daha fırsatın olmaz" şeklindeki acı şakası üzerine hem CQD hem de SOS sinyallerini birlikte yayınlamıştır. Normalde "S", "O" ve "S" harfleri arasında bırakılması gereken 3 noktalık harf boşlukları SOS gönderiminde bırakılmaz; sinyal tek bir kelime/karaktermiş gibi bitişik gönderilir.

Alman Telefunken şirketi ise SOS sinyalini önerdi; çünkü hem karıştırılma riski düşüktü hem de operatörlerin bu sinyali gönderirken ara verme yapmasına gerek yoktu; üç nokta, üç çizgi, üç nokta kesintisiz bir ritimle iletilebiliyordu. SOS'un resmi olarak bir anlam taşımamasına karşın "Save Our Souls" veya "Save Our Ship" gibi yorumlar öylesine tutarlı hissettirilmektedir ki pek çok ansiklopedi ve haber kaynağı yıllarca bu yanlış bilgiyi aktardı. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) resmi belgelerinde bu anlam dışı bağlantıyı açıkça reddeder; SOS, üç harf üç çizgi üç harften oluşan ve tek bir bütün olarak değerlendirilmesi gereken bir tehlike sinyalidir.

Kaynak: Anadolu Ajansı, Patronlardunyasi, Webesinti, Sondakika, Hesaplamasyon, Onedio