Birol, AA muhabirine yaptığı açıklamada, küresel enerji sisteminde elektriğin giderek artan rolünü, COP31 kapsamında gündeme getirilen "35'te 35" girişimini ve enerji dönüşümünün önündeki temel sınavları değerlendirdi.

Birol, COP toplantılarının dünya liderlerini bir araya getiren ve küresel iklim politikalarına ilişkin önemli kararların alınmaya çalışıldığı platformlar olduğunu belirterek, Türkiye'nin ev sahipliğindeki COP31'in somut ve kalıcı bir hedefle anılmasını istediklerini söyledi.

Antalya'daki zirvenin başarılı bir organizasyon olmasının yanı sıra uluslararası bir bildirgeye de ev sahipliği yapmasının önem taşıdığını vurgulayan Birol, bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Avustralya Başbakanı Anthony Albanese ile görüşmeler gerçekleştirdiğini aktardı.

Elektrifikasyon hedefinin geniş katılımlı bir uluslararası taahhüde dönüşmesinin küresel enerji sisteminin geleceğine ilişkin güçlü bir yön göstereceğini ifade eden Birol, "Dünyada enerjinin geleceği elektriktedir.

Birol, "35'te 35" hedefinin ülkelerin mevcut enerji dönüşümü eğilimlerini hızlandıracağını belirterek, taahhüdün uygulanmasını izlemek üzere uluslararası bir mekanizma oluşturulmasının da planlandığını bildirdi.

Bu kapsamda Türkiye ve Avustralya hükümetlerinin IEA'ya yıllık izleme ve raporlama görevi vermesinin öngörüldüğünü aktaran Birol, elektriğin küresel enerji tüketimindeki payının her yıl ne kadar arttığının ve ülkelerin hedef doğrultusundaki ilerlemelerinin değerlendirileceğini söyledi.

Girişimin uluslararası alanda şimdiden önemli ilgi gördüğünü belirten Birol, "35'te 35" hedefini New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler toplantısında, Emine Erdoğan'ın da katılımıyla dünya kamuoyuna açıkladıklarını hatırlattı.

Bunlardan ilkinin yapay zeka olduğunu belirten Birol, yapay zeka uygulamalarının ihtiyaç duyduğu veri merkezlerinin yüksek miktarda elektrik tükettiğine ve bunun küresel talebe ilave bir büyüme kaynağı oluşturduğuna dikkati çekti.

İkinci önemli unsurun elektrikli araçlar olduğunu aktaran Birol, dünya genelindeki satışların son yıllarda hızla arttığını ifade ederek, "Beş sene önce dünyada satılan arabaların sadece yüzde 5'i elektrikliydi.

Birol, üçüncü unsurun ise klima cihazları olduğunu belirterek, küresel sıcaklıkların yükselmesiyle iklimlendirme sistemlerine yönelik talebin arttığını ve bunun da elektrik tüketimini desteklediğini anlattı.

Birol, elektrik talebindeki hızlı büyümeye karşılık küresel enerji sektörünün karşı karşıya olduğu en önemli sınavın elektrik üretiminden çok, üretilen enerjinin tüketim noktalarına ulaştırılması olduğunu söyledi.

Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri, Azerbaycan ve Brezilya'da düzenlenen iklim zirvelerine yönelik çalışmalarda yer aldığını anlatan Birol, COP31'in Türkiye'de gerçekleştirilmesinin kendisi açısından ayrı bir önem taşıdığını ifade etti.

Birol, Türkiye'nin COP31'e başarılı şekilde ev sahipliği yapmasını özellikle arzu ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

{“title”:”COP31’de Elektrik Hedefi: 2035’e Kadar Yüzde 35″,”description”:”

COP31, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenerek, elektriğin dünya enerji tüketimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35’e çıkarmayı amaçlayan bir taahhüdün kabul edilmesini hedefliyor.

Birol, \”Eğer Antalya’da birçok ülke bunun altına imza atarsa bu, hem büyük bir başarı olacak hem de dünya piyasalarına ciddi bir işaret verecek\” dedi.

Birol, COP toplantılarının dünya liderlerini bir araya getiren önemli platformlar olduğunun altını çizerek, Türkiye’nin ev sahipliğindeki COP31’in somut ve kalıcı hedeflerle anılmasını istediklerini söyledi.

Bunu 2035’te yüzde 35’e getirmek çok önemli bir hedef\” diyen Birol, bu taahhüdün uluslararası alanda geniş katılımla gerçekleşmesinin önemine dikkat çekti.

“35’te 35″ hedefinin ülkelerin enerji dönüşüm süreçlerini hızlandıracağını ifade eden Birol, IEA’nın ülkelerin ilerlemelerini izlemek için yıllık raporlamalar yapacağını bildirdi.

IEA Başkanı Fatih Birol, Antalya'da düzenlenecek COP31'de elektriğin küresel enerji tüketimindeki payını 2035'e kadar yüzde 23'ten yüzde 35'e çıkarmayı amaçlayan uluslararası bir taahhüdün kabul edilmesini hedeflediklerini açıkladı.

Kaynak: Anadolu Ajansı