Babaannesinin, Almanya'dan 1980'li yıllarda getirdiği eski bir radyo ile çocukluk yıllarında temelleri atılan bu merak, Önerbay'ın iki yıl önce Balat gezisinde antikacı Aydın Cemal ile tanışmasıyla profesyonel koleksiyon boyutuna ulaştı. Koleksiyonunda 40'tan fazla antika radyo bulunan ve antika radyo merakı müze kurma hayaline kapı aralayan Önerbay, cihazların ahşap dokusundan ve yaydığı nostaljik seslerden huzur bulduğunu ifade etti. Balat'ta antikacı Aydın Cemal'in kendi özel koleksiyonunda yer alan vitrinli, plak çalarlı ve mobilya görünümlü ahşap müzik dolabını ısrarları sonucunda satın aldığını anlatan Önerbay, orijinal yapısı bozulmadan muhafaza edilen ve FM radyosu da bulunan bu özel parçayı aktif biçimde sıklıkla dinlediğini kaydetti.

Önerbay, radyo koleksiyonerliği ile geçmişe yolculuk yaptığını vurgulayarak, "İş yerimizdeki o loş ortamda bu radyoların ışığını açıp esintisini hissetmek bana bütün haftanın yorgunluğunu unutturuyor. Balat'ta tarihi bir dükkanı eşi Meryem Hanım ile restore ederek Sanat Kafe'ye dönüştüren ve Hasan Önerbay'a radyoları tedarik eden antikacı Aydın Cemal ise Karadeniz'in yoksul bir köyünde dünyaya geldiğini ve küçük yaşlarda babasıyla yaptığı "çerçilik" (gezici esnaflık) deneyimlerinin mesleğindeki en büyük ilham kaynağı olduğunu anlattı. Cemal, babasının köydeki bakkal dükkanından hazırladığı genellikle küçük malzemelerle dolu sepetlerle çevre köylere gittiğini, o dönemde ticaretin para yerine yumurta ve bakır kaplar gibi ürünlerle takas usulü yapıldığını söyledi.

Yıllar sonra büyük şehre göç etmeleriyle hayatında yeni pencereler açıldığını belirten Cemal, elinde biriktirdiği eski eşyalarla Balat'a geldiğini, buradaki açık artırma usulü mezatlarla tanıştığını ve 1850'li yıllardan 1990'lara uzanan geniş bir yelpazede binlerce obje biriktirdiğini aktardı. Aydın Cemal, mekanda sadece antika satmakla kalmayıp taş plak ve masal dinletileri, tarih ve edebiyat söyleşileri düzenlediklerini dile getirerek, 50 yıllık eşyaların retro veya dönem ürünü sayıldığını, bir objenin antika literatürüne girebilmesi için en az 100 yılı devirmesi gerektiğinin altını çizdi.

İsrail basını: Trump'ın 4 milyar dolarlık yardımı durdurma kararı Tel Aviv'de şaşkınlıkla karşılandı Antika radyo merakı, müze kurma hayaline kapı araladı Sanayici Hasan Önerbay'ın ahşap kasalı radyolara duyduğu hayranlıkla başlayan koleksiyonerlik serüveni, Balat'taki antikacı Aydın Cemal ile yollarının kesiştiği kültür ve sanat merkezli bir hikayeye dönüştü- İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Sanayi sektöründe hidrolik, pnömatik ve otomasyon alanında faaliyet gösteren iş insanı Hasan Önerbay, yoğun iş temposunun stresini Balat'ta tanıştığı antika dünyasıyla ve şirketinin ofisinde biriktirdiği ahşap kasalı antika radyolarla atıyor. FM modülü bulunmayan eski radyolara sonradan bu özelliğin eklenebildiğini ve bu şekilde koleksiyonundaki antika radyolardan radyo dinleyebildiğini aktaran Önerbay, şöyle devam etti: "Açıp eski şarkıları dinlediğimde çok huzur buluyorum, bir ahşap kutu içerisinden müziğin gelmesi beni adeta büyülüyor. Ama ilerideki düşüncem daha büyük bir yer yapıp müze kurmak, radyolarımı çoğaltıp tam bir radyo koleksiyonerliği yapmak." Hasan Önerbay, ailesinde kendisinden başka radyolara meraklı kimsenin bulunmadığını dile getirdi.

Hasan Önerbay'ın 40'tan fazla antika radyosu var, müze kurma hayali besliyor Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin!

📻 Çocukluk yıllarında başlayan antika radyo merakı, müze kurma hayaline dönüştü İstanbul'da yaşayan Hasan Önerbay, 40'tan fazla ahşap kasalı antika radyodan oluşan koleksiyon oluşturdu Radyoların yüzde 70'inin çalışır durumda olduğunu belirten Önerbay, ileride koleksiyonunu sergileyeceği bir müze açmayı hedefliyor 12:00 · 3 Kas 2026window.__xClientTextFormatters?.run("_R_5tknaipilhbl56_", "formatFullTimestamp", {"timestamp":1793707203000,"lang":"tr","nowLabel":"Şimdi","precision":"Hours"}); 4.499Görüntülemeler

Bisküvi kutusundan müze hayaline uzanan 51 yıllık yol Antalya’da yaşayan ressam ve koleksiyoner Salih Yön’ün çocukken bir bisküvi kutusunda sakladığı eşyalarla başlayan merakı, bugün 100 ila 400 yıllık yaklaşık 15 bin parçalık etnografya koleksiyonuna dönüştü. Antalya'da ressamlığa adım attığı ilk yıllarda aynı zamanda antika eşya toplamaya başlayan Salih Yön'ün bir bisküvi kutusuyla başlayan merakı, bugün 15 bine yakın parçadan oluşan kapsamlı bir etnografya koleksiyonuna dönüştü. Geçmişe olan ilgisinin çocuk yaşlarda başladığını anlatan Yön, "10 yaşıma kadar kullandığım tüm eşyalarımı bir bisküvi kutusunda saklayarak başladım.

İki katlı kendisine ait mekânın üst katında resim çalışmalarını sürdürürken, alt katta etnografya müzesi kurma hayalini gerçekleştirmek için mücadele verdiğini söyledi. Koleksiyonunu bir dönem yerel yönetime bağışlayarak müze açılmasını teklif ettiğini ancak olumlu bir yanıt alamadığını ifade eden Yön, bu süreçten sonra kendisine bir söz verdiğini dile getirdi: "Bu müzeyi açmadan ölmeyeceğim." Annesinin vefatının ardından mirasçılardan 400'er metrekarelik iki katlı evi satın aldığını belirten sanatçı, önümüzdeki aylarda müzeyi burada resmen hayata geçirmeyi planladığını söyledi.

Kaynak: Anadolu Ajansı, Habername, Haberler.com, Sondakika, X, Antalyakorfez